Yazar • İllüstratör • Düşünür
Varoluşçuluk, hiçlik ve çoklu evren teorilerini temel alan romanları ve sıra dışı illüstrasyonlarıyla tanınan Türk yazar.
Yetişkin Aynası, geleneksel olan çizgisel anlatıyı yıkarak, hem ön, hem de arka kapaktan okunabilen, ilerlediği yöne doğru kusursuz devam eden, insan zihninin parçalı, doğrusal olmayan doğasını aynalayan ÇİFT TARAFLI BİR EDEBİYAT MİMARİSİDİR.
"Yetişkin Aynası, felsefi ontolojiyi metnin içine hapsetmekle kalmaz; kitabın fiziksel formunu doğrudan bu felsefenin kendisine dönüştürür. Form ve anlamın bu kusursuz birleşimi, okuru pasif bir izleyiciden kitabın çift yönlü evrenini bizzat manipüle eden bir operatöre dönüştürür."
Çocukluktan yetişkinliğe geçiş, zaman yanılsaması ve bilincin yıkımı gibi temalar; Bergsoncu zaman algısı üzerinden işlenir. Anlatı, okuru sürekli olarak yüzleşmeye iter: "Ön" taraftan okunan her travma veya anı, kitabın ters çevrilip "Arka" yönünden okunmasıyla tamamen farklı bir ontolojik yankı bulur. Hakikat tek yönlü değildir ve kitap bizzat yapısıyla bunu kanıtlar.
Türk edebiyatında Ahmet Hamdi Tanpınar zamanın bükülmesini (Huzur, Saatleri Ayarlama Enstitüsü), Yusuf Atılgan ontolojik çıkışı (Aylak Adam), Oğuz Atay ve Orhan Pamuk ise üstkurmaca ve yapısal oyunları (Tehlikeli Oyunlar, Kara Kitap) edebiyatımızın zirvesine taşımıştır.
Yetişkin Aynası'nın ayrıştığı nokta şudur: Mevcut Türk edebiyatı başyapıtları bu felsefi ve zamansal oyunları metnin içeriğinde yapar, kitaplar fiziksel olarak tek yönlü ve çizgiseldir. Yetişkin Aynası ise felsefi ontolojiyi, non-lineer zamanı ve çift taraflı okunabilirliği (Möbius şeridi) tek bir potada eriten ilk ve tek bütündür. Fiziksel formun metne dönüşümü — okuma yönünü ve zaman algısını kitabın cismine entegre eden bu radikal form-içerik birleşimi, Türk edebiyatında tamamıyla yapısal bir öncü hamledir.
Dünya edebiyatı, biçimsel sınırları zorlayan dehâlarla doludur. Ancak Yetişkin Aynası, en kült avangart eserlerin açtığı yolu bambaşka bir mimari bütünlüğe taşır:
Dünya edebiyatında kurguyu serbest bırakan veya zamanı büken eserler mevcuttur. Ancak insan varoluşunu, kitabın iki yönüyle de bütünselleşen bir "Möbius şeridi" mimarisine hapseden ve bu felsefeyi fiziksel obje olarak sunan bu denli kapsayıcı ve yapısal bir ikiz bulunmamaktadır.